Görünüşe göre masaüstü bilgisayar kullanıyorsunuz.. Masaüstü görünümüne geçmek ister misiniz?

EVET HAYIR
19 Nisan 2017 11:26
YGS’den kaçış yok, LYS’siz alternatif çok

YGS’yi atlatan öğrenciler şimdi de önümüzdeki günlerde gerçekleşecek olan LYS için heyecanlı bekleyiş içine girdiler. Bu süreci en iyi şekilde değerlendirmek isteyen öğrencilere, Nişantaşı Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Mehmet Altuntaş birçok alternatif yol gösterirken önemli bilgilendirmelerde de bulundu.

Öncelikli olarak ÖSYM’nin yüksekokulların kapanması konusundaki duyurusu ile ilgili kafa karışıklığını gidermek isteyen Mehmet Altuntaş, “ÖSYM, yüksekokul bölümlerinin fakültelere aktarılacağına ve dolayısıyla aktarılan bölümlerin puan türlerinin de YGS’den LYS alt birimlerine geçirileceğine dair bir paylaşımda bulundu. Gerçi daha sonradan sadece bazı yükseköğretim programlarında böyle bir aktarım olacağı söylendi. Burada adayların karıştırdığı nokta, meslek yüksekokulları ile yüksekokulların aynı akademik birimler olarak düşünülmesidir. Fakat alakası yok. Meslek yüksekokulları 2 yıllık ön lisans eğitimi veren akademik birimlerdir, yüksekokullar ise 4 yıllık lisans eğitimi verir.

ÖSYM tarafından pazartesi günü yapılan açıklamada yüksekokulların kapatılarak yüksekokul lisans programlarının fakültelere devrolacağının belirtildiği ve daha sonra Yükseköğretim Kurulu tarafından bir düzeltme ile durumun netlik kazandığını belirten Altuntaş, “İlk açıklamada yüksekokulların kapatılacağı ve yüksekokullardan fakültelere devredilecek lisans programlarına yerleşmede LYS puan türünün geçerli olacağı anlaşıldı. Daha sonra yapılan basın açıklaması ile durumun asıl yüzü anlaşıldı. Bu aktarım işlemi, sadece iki farklı üniversitenin iki farklı bölümü -Perfüzyon ve Antrenörlük Eğitimi- için geçerli olacak. Bu iki bölümün yüksekokuldan fakülte bünyesine taşınmasından dolayı da bu iki bölüm özelinde sadece LYS ile tercih edebilme şansı getirilmiş olacak” diye konuştu.

“ARTIK SINAVSIZ GEÇİŞ SİSTEMİ ORTADAN KALKTI”

“Geçen yıllarda sınavsız geçiş sistemi ile önlisans programlarını tercih edebiliyorlardı, fakat bu yıl o sitem kalktı” diyen Mehmet Altuntaş, “Meslek Yüksekokulları YGS puan türü ile alıyor. Yani meslek yüksekokullarında okumak için ekstradan LYS’ye girmem bana ilave bir yeterlilik kazandırır. Ama ben illa tek tercihle meslek yüksekokulunu yazacağım diyorsanız YGS puanım yeterli oluyor. Fakat bu yıl değişikliğe giden bir sistem var. Sınavsız geçiş diye bir sistem vardı. Daha önceden meslek lisesi eğitimini tamamlayan öğrencinin sadece YGS’ye başvuru yapması yeterli idi. Başvuru yaptıktan sonra tercih döneminde iki yıllık bir önlisans programını sınavsız geçiş statüsü ile tercih edebiliyordu. Fakat o uygulama bu yıl kalktı. Yaklaşık 300-310 bin kadar öğrenci bu yıl üniversite okuyamayacak. Seneye tekrar hazırlanması gerekecek o öğrencilerin. Çünkü sınavsız geçiş ortadan kalktı. Artık 150 ve üzeri puan almış olmam lazım ki bir yükseköğretim ön lisans programını tercih edebileyim. LYS’ye ihtiyacım yok ama meslek yüksekokulunda okumak istiyorsam YGS puanına ihtiyacım var. O da 150 ve üzeri olmalı ki ben tercih edebileyim” diye konuştu.

UYGULAMALI EĞİTİM SAYESİNDE GELEN BAŞARI…

Nişantaşı Üniversitesi Meslek Yüksekokulu olarak biz uygulamalı eğitimden yanayız” diyerek uygulamalı eğitimin öneminden bahseden Altuntaş, “2010- 2011 akademik yılı ile birlikte yükseköğretim hayatına meslek yüksekokulu olarak başladık. Yani bizim en büyük kazancımız yükseköğretim faaliyetlerine meslek yüksekokul tabanından başlamamız. Biz kuruluştan itibaren dedik ki meslek yüksekokulumuzda bir program açacaksak onu sektör destekleri ile açmamız lazım. Sektör temsilcilerine, odalara, birliklere gittik ve dedik ki sektörün neye ihtiyacı var, bu doğrultuda almış olduğumuz cevaplar üzerine programlar açtık ve aynı şekilde de eğitim programlarını buna göre dizayn ettik. Hem teorik bilgileri aktardık hem de yine sektörün ihtiyacına uygun uygulamalı olarak eğitimler verdik. Bunun sonucunda da öğrencilerimiz mezun olduktan çok kısa süre sonra iş sahibi oldular. Sektör ile işbirliği çerçevesinde program açmamız, eğitimimizin içerisinde uygulamalarımızın olması, öğrencileri isteğe bağlı ve zorunlu staj eğitimlerine yönlendirmemiz iyi bir eğitim programını sağlıyor. O da öğrencilerin sürdürebilir şekilde istihdam edilmesine katkı sağlıyor” dedi.

“BİRİNCİ VE İKİNCİ ÖĞRETİM ARASINDA HİÇBİR FARK YOK”

İkinci öğretime karşı bir ön yargı olduğunu fakat birinci öğretim ile aralarında hiçbir eğitim farklılığı olmadığına da değinen Altuntaş, “Öğrenciler birinci öğretim ile ikinci öğretim diplomasının farklı olduğunu düşünüyorlar. Hâlbuki böyle bir şey yok. İki programın birinci ve ikinci öğretimleri aynı eğitimi veriyor. Aynı eğitimi tamamlıyor ve aynı uygulamayı yapıyor. Dolayısıyla öğrencilerin aldığı eğitimde de, elde ettiği diplomada da, kazandığı yeterlilikte de bir fark yok. Hatta ikinci öğretimde okuyan öğrenciler birinci öğretim ders saatlerinde çalışıyorlar ve ikinci öğretim ders saatlerindeki eğitim ücretlerini karşılıyorlar. Gündüz çalışıp akşam aynı eğitimi almaları eğitimle istihdamı birlikte sağladığı için tümden bir fayda sağlıyor öğrenciye” ifadelerini kullandı.

“YATAY VE DİKEY GEÇİŞ İMKÂNLARI GÖZ ARDI EDİLMEMELİ!”

Son olarak da üniversitelerde yatay ve dikey geçiş imkânlarının da önemli olduğuna ve bu noktada birçok fırsat verildiğine dikkat çeken Altuntaş, “Üniversitelerde yatay ve dikey geçişler önemli bir açılımdır. Eskiden baktığımızda tercih sıralamalarında önce lisansları yazıp sonra ön lisansları sıralıyorlardı. Artık böyle bir şey yapmalarına gerek yok çünkü artık genişletilmiş ve alternatifi olan dikey geçiş imkânları var. Örneğin iki yıllık dış ticaret programı okuyan bir öğrenci, mezuniyetle birlikte dikey geçiş sınavına girerek uluslararası ticaret ve finansman okuyabilir ve 4 yıllık lisans mezunu olabilir. Ya da bir dönem kazandığım programı okudum fakat başka bir program okumak istiyorsam yatay geçiş imkânından yaralanabilirim. Eğer öğrenci yüz üzerinden altmış not ortalaması yakalarsa bir yarıyıl okuyup ikinci dönemin başında eşdeğer önlisans programa yatay geçiş yapabilir. Bunun yanı sıra ortalamayı yakalayamadın ama YGS’de diğer istediğiniz programın Türkiye’deki en düşük puanı kadar puanın varsa yine yatay geçiş başvurusunda bulunabilirisin. İstemediğin bölümden istediğin bölüme geçiş yapabilirisin. Bu sayede de birçok alternatifimizi değerlendirmiş oluruz” diyerek sözlerini sonlandırdı.
 

ŞEYDA CEYLAN GÖRGENÇ