Görünüşe göre masaüstü bilgisayar kullanıyorsunuz.. Masaüstü görünümüne geçmek ister misiniz?

EVET HAYIR
04 Nisan 2018 11:00
Türkiye’nin ilk dijital tiyatro oyunu 'Kürk Mantolu Madonna' Bursa’da

Sabahattin Ali’nin kült eseri 'Kürk Mantolu Madonna', Anadolu turnesine çıkıyor. Engin Alkan tarafından tiyatroya uyarlanan ve yönetilen, müziklerini Sezen Aksu’nun hazırladığı, başrollerinde Tuba Ünsal, Menderes Samancılar, Alper Saldıran ve Sercan Badur’un yer aldığı 'Kürk Mantolu Madonna', 9 Nisan’da Bursalı tiyatroseverlerle buluşacak.

Vodafone Red’in katkılarıyla sahnelenen, Sabahattin Ali’nin kült eseri 'Kürk Mantolu Madonna', İstanbul’dan sonra diğer illeri de geziyor. İlk kez tiyatro sahnesine uyarlanan 'Kürk Mantolu Madonna', 9 Nisan’da Atatürk Kongre Kültür Merkezi Osmangazi Salonu’nda Bursalı tiyatroseverlerle buluşacak. Bursa’daki gösteride biletler Vodafone Red’lilere yüzde 10 indirimle sunulacak. Biletler Biletix üzerinden alınabilecek. 

Engin Alkan tarafından sahneye uyarlanan ve yönetilen oyunun yapımcılığını oyuncu Tuba Ünsal ile Nisan Ceren Göknel, 'To Be House of Production' ismiyle üstleniyor. Maria Puder rolünde de Tuba Ünsal’ın göründüğü oyunda, Raif Bey’in gençliğini Alper Saldıran, olgun dönemini Menderes Samancılar canlandırırken, Sercan Badur 'yazar'ın kendisini portreliyor. Veda şarkısı söz ve müziğinin Sezen Aksu’ya ait olduğu oyunun, sahne ve ışık tasarımını Cem Yılmazer üstlenirken, oyundaki Maria Puder otoportresinde ise önemli çağdaş ressamlardan Ahmet Güneştekin imzası yer alıyor. 

Kürk Mantolu Madonna'nın dekor yerleşimi fiziksel değil, en yeni dijital sahneleme teknikleri kullanılarak yapılıyor. Dekorun temel unsurları arasında platformlar, projeksiyon perdeleri ve oyun için özel olarak tasarlanan video art görüntüleri yer alırken; yansıtma, mapping ve ses-ışık oyunları gibi dijital ortamlardan da yararlanılıyor.

Bir platonik aşk hikâyesi 

Sabahattin Ali’nin 1943 yılında yayımlanan Kürk Mantolu Madonna romanında Maria Puder ve Raif Efendi arasındaki aşk anlatılıyor. Romanda, 20'li yaşlarında babasının isteği üzerine gittiği Berlin'de, sanata olan ilgisi sayesinde bir sanat galerisini ziyaret eden Raif Efendi, galerideki tablolar arasında bir sanatçının otoportresini görüyor ve tablodaki kadına platonik olarak aşık oluyor. Bu tablo onda daha önce hiç hissetmediği duygular uyandırıyor. Raif Efendi bu portrenin, Andrea Del Sarto tarafından yapılmış 'Madonna delle Arpie' isimli portredeki Madonna'ya benzediğini düşünüyor. Tabloya o kadar hayran oluyor ki fırsat buldukça tabloyu görmeye gidiyor, ama başka gözlerin onu takip ettiğini fark etmiyor. Artık, ritüel halini alan bu tabloyu seyretme seanslarından birinde bir kadın onun yanına geliyor. Bu kadın, tablonun sahibi olan sanatçı Maria Puder'dir. Sabahattin Ali 'Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir! Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz?' sözleriyle romanın ana krini veriyor.