Görünüşe göre masaüstü bilgisayar kullanıyorsunuz.. Masaüstü görünümüne geçmek ister misiniz?

EVET HAYIR
15 Temmuz 2017 14:39
Başbakan Yıldırım: 'Siz kalleş oldukça biz daha çok kardeş olacağız...'

Başbakan Binali Yıldırım, 1915'te Çanakkale'yi geçemeyenler, 2016'da İstanbul Boğazı'nı geçeceğini mi sandı. Şunu unutmayın ki siz kalleş oldukça biz daha çok kardeş olacağız. Size kelepçeler vurdukça biz daha çok kenetleneceğiz. Siz hain oldukça biz daha çok kahramanlar çıkaracağız.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), FETÖ mensubu teröristlerin darbe girişiminin yıl dönümünde 15 Temmuz özel oturumu ile açıldı. TBMM Başkanı İsmail Kahraman başkanlığında açılan özel oturumu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı locasından takip etti. Başbakan Binali Yıldırım ve Bakanlar Kurulu üyelerinin yanı sıra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de parti gruplarındaki yerlerini aldı. Oturum İstiklal Marşı’nın okunmasıyla birlikte açıldı. Meclis Başkanı İsmail Kahraman'ın açış konuşmasının ardından Genel Kurul’da kürsüye gelen Başbakan Binali Yıldırım, sözlerine, "Milletini, bayrağını, vatanını, devletini canı pahasına savunan Sayın Cumhurbaşkanım, milli egemenlik makamının Sayın Başkanı, milli irade emanetine ölümüne sahip çıkan Gazi Meclis’imizin çok değerli üyeleri, değerli milletvekilleri, aziz milletim hepinizi sevgi ve saygı ile selamlıyorum" ifadelerini kullanarak başladı.

"15 Temmuz iman dolu çılgın Türklerin tankları ezdiği gündür"

Bugünün '15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü' olduğuna işaret eden Yıldırım, Türkiye’nin en karanlık, en uzun gecesini aydınlık bir sabaha, düşman işgalini millet destanına dönüştüreli tam bir yıl olduğunu vurguladı. Yıldırım, TBMM çatısı altında bugün yeniden bir araya gelmelerini hain darbe girişiminde şehit olan 250 kahramana, 2 bin 193 kahraman gazisine ve büyük Türk milletine borçlu olduklarını belirterek, "Vatan size minnettardır. 15 Temmuz bu milletin düşmanına kıyameti gösterdiği gündür. 15 Temmuz iman dolu çılgın Türklerin tankları ezdiği gündür. 15 Temmuz bir işgal hareketine karşı milletin çıplak eliyle silahları erittiği gündür. 15 Temmuz dünya devletlerine bir millet nasıl olur, bir vatan nasıl korunur dersinin verildiği gündür. 15 Temmuz milli iradenin tecelligahı bombalanırken milli iradenin teslim alınamayacağının yedi düvele ilan edildiği gündür. ‘Korkma’ diye başlayan İstiklal Marşımızın her satırı o gece yeniden yazıldı. Milletim korkmadı, zira zafer korkmayanlarındır. O gece milletim kükreyip sel oldu, bendini çiğneyip aştı, dağla yırtıp enginlere sığmayıp meydanlara taştı. O gece Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla milyonlar milletine, bayrağına, vatanına, devletine sahip çıkmak üzere İkinci Kurtuluş Mücadelesi’ni başlattı. 15 Temmuz gecesi ihanetin en şiddetlisini yaşadık. 15 Temmuz gecesi destanların da en güzelini yazdık. Peygamber Efendimiz, Hazreti Hamza’ya ‘yürüyüşün ölümü korkutuyor’ demişti. O gece bu millet Hazreti Hamza gibi yürüdü. Dostuna nam, düşmanına korku saldı. Bu vatan ardına bakmadan yollara düşen, şimşek gibi çakan, sel gibi coşan, huduttan hududa koşanlarındır" diye konuştu.

"İlk kez TBMM, aziz Türk milleti darbelere boyun eğmedi"

Yıldırım, istiklalin muhakkak ki bir bedelinin olduğunu ifade ederek, "Bu bedeli bir değil binlerce kez ödedik. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan. Bugünler Türk demokrasi tarihinin utanç vesikalarıdır. Ama 15 Temmuz hepsinden daha farklıdır. İlk kez TBMM, aziz Türk milleti darbelere boyun eğmedi. Gerçek anlamda ‘yeter, söz milletindir’ dedi. Bir geceye 10 senelik bir mücadeleyi sığdırıp bu toprakların hür ve bağımsız kalacağını bütün dünyaya haykırdık. Kurtuluş Savaşında ‘ya istiklal ya ölüm’ diyerek vatanını savunan bu Gazi Meclis değimliydi? 15 Temmuz’da TBMM bir kez daha ‘ya istiklal ya ölüm’ andını içerek verdiği bağımsızlık mücadelesiyle ikinci kez gaziliği hak etti. Kuşkusuz gazi bir millete gazi bir Meclis yakışır. O gece bu yüce çatı bombalar altında sarsılırken milletvekillerimiz parti kimliklerini bir kenara bıraktı hep beraber demokrasiye, ülkemize sahip çıktı. Adeta bir savaş ortamında ölümüne demokrasi nöbeti, milli irade nöbeti tuttu, bombaların altında Meclis’i terk etmedi. Milletim de egemenliğini düşmanlara bırakmayıp o gece Meclis’ine ölümüne sahip çıktı. Milletvekillerimiz nasıl o gece milli iradeye davetsiz çıktıysa, 15 Temmuzun her yıl dönümünde de aynı ruhla bu çatı altında buluşulmalıdır. O gece milletin kahraman evlatları ellerinde bayrak, dillerinde ‘Allah, Allah’ nidalarıyla ezanlarla, salalarla ölüme koştu. O gece Ahmet, Mehmet yoktu. Ayşe, Fatma yoktu. 80 milyonun adı vatandı, bayraktı, istiklaldi" şeklinde konuştu.

"Bu caniler hak ettikleri en ağır cezayı hukuk içerisinde mutlaka alacaklardır"

"1915’de Çanakkale’yi geçemeyen gafiller 2016’da İstanbul Boğazını geçeceğini mi zannetti?" diyen Yıldırım şunları kaydetti:

"1920’de işgal edemediğiniz milletin Meclis’ini 2016’da yerle bir edeceğinizi mi zannettiniz? O halde siz bu aziz milleti hiç tanımamışsınız. Şunu unutmayın ki siz kalleş oldukça biz daha çok kardeş olacağız. Siz kelepçeler vurdukça biz daha çok kenetleneceğiz. Siz hain oldukça biz daha çok kahramanlar çıkaracağız. Çanakkale’deki kahraman 15’lilerin torunları 15 Temmuz’da dedelerine ne kadar da layık oldular. Anadolu topraklarına nasıl da layık oldu. Allah hepinizden, milletimizden razı olsun. Bu millet o gece ‘Türk olmayı onur, Müslümanlığı gurur sayarım, bol yıldızlı değil, ay yıldızlı bayrak altında saf tutarım’ diyen Gazi Mustafa Kemal’in vasiyetine uygun kendine yakışanı yapmıştır. Bu devlet şimdi de ‘her şeyi affedin ama vatanına ihanet edenleri asla affetmeyin’ diyen Hazreti Ali’nin vasiyetini yerine getiriyor. Bu caniler hak ettikleri en ağır cezayı hukuk içerisinde mutlaka alacaklardır. Türkiye Cumhuriyeti milletiyle, devletiyle, ordusuyla bir bütündür. Bu gerçeğe rağmen bir ayrılık rüyasıyla yanıp tutuşanların hizmet ettiği karanlık çevreler bir kez daha bu milletin sağduyusuyla kaybolmuştur. Türk ordusu bugün 15 Temmuz öncesine göre çok daha güçlüdür. Türk ordusu, aziz milletin ordusudur."

Yıldırım, Türkiye’nin her inançtan, her mezhepten, her kültürden oluşan bir devlet olduğunu kaydederek, "15 yılda gelecek nesillerle ekonomisiyle, özgürlük ve demokrasisiyle, dev hizmet ve eserleriyle büyüyen bir Türkiye’yi bırakmamıza hiçbir güç mani olamayacaktır. FETÖ’nün ağzıyla konuşanlar, 15 Temmuz ruhunu hissedemeyenler, Yenikapı ruhuna layık olamayanlar, onlar ancak kontrollü ruhlarla bir arada olabilir. Bu milletin bir evladı olmaktan gurur duyuyorum. Büyük Türk milleti önünde saygıyla bir kez daha eğiliyor, milli iradeye ölümüne sahip çıkan milletimi hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Milleti için, bayrağı için, vatanı için, devleti için canını seve seve veren tüm şehitlerimizle birlikte 15 Temmuz şehitlerimizi de rahmet, minnet ve şükranla anıyorum, gazilerimize hayırlı uzun ömürler diliyorum. Allah böyle bir karanlık geceyi bir daha ülkemize yaşatmasın" dedi. 

Abdullah Sarıca