Görünüşe göre masaüstü bilgisayar kullanıyorsunuz.. Masaüstü görünümüne geçmek ister misiniz?

EVET HAYIR
05 Ekim 2017 08:59
Afrikalı öğrencilere 7 milyon dolarlık eğitim katkısı

Uluslararası öğrenci potansiyeline önem veren Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) son dört yıldır özellikle Afrika’nın genç nüfusu için eğitim olanaklarını sonuna kadar açtı. Bu zamana kadar toplamda 1058 Afrikalı öğrenciyi bünyesinde barındıran BAU aynı zamanda bu öğrencilere eğitimleri için 7 milyon 250 bin dolarlık burs imkânı tanıdı.

Özellikle vakıf üniversitelerin artması ile birlikte Türkiye’de yabancı öğrenci sayısı da artmaya başladı. Hem ekonomik anlamda hem de Türkiye’nin tanıtımı ve temsili anlamında yabancı öğrencilerin önemi gün geçtikçe daha da iyi anlaşılmaya devam ediyor. Bu konuda uluslararası düzeyde çalışmalarını yürüten Bahçeşehir Üniversitesi de özellikle son dört yıldır 21. yüzyılın en yüksek potansiyeline sahip olduğunu düşündüğü Afrika’ya eğitim anlamında büyük adımlar attı. Özellikle başarılı olmak isteyen fakat maddi anlamda imkânı olmayan Afrikalı genç nesle elini uzatan üniversite 4 yıl içerisinde toplamda 7 milyon 250 bin dolarlık burs bütçesi ayırdı.

“Afrika 21. yüzyıla damgasını vuracak”

Neden Afrika’ya bu kadar yatırım yaptıklarını ve önem verdiklerini anlatan BAU Rektörü Prof. Dr. Şenay Yalçın ise yapmış olduğu değerlendirmede, “Afrika çok farklı bir yapıya sahip olan ama günden güne önemi daha da artan bir kıta. Dünya karasını yüzde 24’unu oluşturuyor. Dünya nüfusunun da yüzde 15’ini barındıran ve nüfusunun yüzde 50’den fazlası 19 yaşın altında olan, potansiyeli çok yüksek bir Afrika’dan söz ediyoruz. Bu potansiyele sahip bir yerde de gelişmiş ülkelerin ürettikleri çok önemli projeler var. Çünkü değişim ve dönüşümün eşiğinde olan Afrika 21. yüzyıla damga vuracak. Aynı zamanda nüfus artışı da önemli bir orana sahip. 2050’li yıllarda dünya çalışan nüfusunun yüzde 40’ı Afrika’da yaşıyor olacak. Ne yaparsanız yapın insan potansiyeli çok önemli. Bunun farkında olan Afrika da iyi eğitilmiş insan gücüne sahip olmanın tek yolunun eğitim olduğunu biliyor. Bunların farkında olan Mütevelli Heyeti Başkanımız da Afrika üzerinde çalışmalar ve projeler geliştirmemizi istedi. Bu yüzden biz de bir Afrika eylem planı hazırladık” dedi.

 

Afrikalı gençler için neler yapıldığından ve büyükelçilerle yapılan işbirliklerinden de bahseden Prof. Dr. Şenay Yalçın, “Bu dört yıllık süreç içerisinde Afrika’nın değişik bölgelerini ve eğitim alanlarını inceledik. Onları ülkemize davet ettik. Yükseköğretim bakanlıkları düzeyinde çalışmalar ve görüşmeler yaptık. Ayrıca Afrika’nın Türkiye’deki büyükelçiliklerini de ziyaret ettik. Onların eğitim öğretim sistemleri hakkında bilgiler aldık ve karşılıklı neler yapabileceğimize oradaki var olan potansiyelle bizim potansiyelimizi birleştirerek nasıl ortak iş yapabiliriz diye fikir yürüttük. Biz eminiz ki karşılıklı olarak birbirimize vereceğimiz çok şeyimiz var. Bu çalışmalar doğrultusunda da bugüne kadar üniversitemize 1058 öğrenci kayıt yaptı. Bu bizim için çok önemli bir rakam. Biz bu öğrencilerden herhangi bir kazanç gütmüyoruz. Çünkü biz her şeyden önce bir vakıf üniversiteyiz. Vakıf üniversitesi var olan potansiyelini diğer alanlarda paylaşmalı ve yeni ortak imkânlar oluşturmalıdır. O yüzden bu 1058 öğrencinin 449’una farklı oranlarda burs sağladık. Özellikle imkânı yetersiz olan kesimlerden akıllı, başarıya ulaşmak isteyen fakat ihtiyacı olmayan öğrencileri ön plana aldık. Toplamda da 7 milyon 250 bin dolarlık Afrikalı öğrencilerimize bursa imkânı verdik” şeklinde konuştu. 

“Ülkesini tanıtmak üniversitelerin asli görevlerinden bir tanesidir”

Bunların yanı sıra diğer önemli bir konunun ise Türkiye’nin tanıtımı ve gelişimi anlamında uluslararası öğrencilerin çok önemli olduğuna da vurgu yapan Şenay Yalçın açıklamalarına şu şekilde devam etti;
“Bölgesinde kabına sığmayan artık bölgesinin güç dengesi olan bir Türkiye var. Böyle bir Türkiye’nin sözünün iyi dinlenebilmesi için Türkiye’yi iyi tanıyan iyi eğitim almış insanların dünyada var olması çok önemli. Biz dünyanın her yerindeyiz. Neden Afrika’da olmayalım. Üniversitelerin asli işlerinden birisi de Türkiye markasına değer katmak için ülkesini en iyi şekilde temsil etmek ve tanıtmaktır. Bu manada ülkesinin tanıtımına yardımcı olmak kaydıyla üniversitemiz de uluslararası öğrenciye en çok sahip olan vakıf üniversitesidir. Bugün itibariyle 106 ülkeden 4 bine yakın öğrencimiz bulunmaktadır. Bu öğrenciler sonradan kendi ülkelerinde bizim gönüllü elçilerimiz oluyorlar. 47 farklı ülkede biz mezunlar derneği oluşturmaya başladık. Türkiye’nin tanıtımı için bu çok önemli. Bu öğrenciler ayrıca daha 3. ve 4. sınıftayken Türk öğrencilerle birlikte iş birlikleri kurmaya başladı. Yani daha öğrenciyken karşılıklı ticarete başladılar. Bu da bizi Türkiye’nin geleceği açısından çok mutlu ediyor. Bir de Türkiye’nin geçtiğimiz süreçte yaşadıklarından dolayı güvensiz bölge olma durumu söz konusu oldu. Biz yurtdışındaki ülkelere giderek ve üniversitemizde eğitim için gelen öğrencilere Türkiye’nin bahsedildiği gibi güvenilmez bir ülke olmadığını göstermeye çalışıyoruz. Zaten buraya geldikleri zaman da anlıyorlar. Nitekim her sene yabancı öğrenci sayımızın artması bunun da bir kanıtıdır.”

“Biz sömürmek için değil var olanı paylaşmak istiyoruz”

Son olarak da geçtiğimiz günlerde iş birliklerin devamı ve gelişimi için Afrika büyükelçileri yapmış oldukları görüşmeden de bahseden Yalçın, “Bu işbirliklerini sürdürebilmek adına da bu hafta sonu Afrika büyükelçilerini üniversitemizde ağırladık. 33 Afrika elçiliğinin 28’ı katıldı. Karşılıklı etkileşim adına çok önemli adımlar attık. Eğitim için bursa ihtiyacı olan öğrencileri tespit etmek konusunda yardımlarını söyledik. Sadece Türkiye’deki imkânlarımızdan değil dünyada olan imkânlarımızdan da bahsettikten bizlere olan güvenleri daha arttı. Bundan sonraki adımlarımızın da daha sağlam olmasını diliyoruz. Çok büyük bir potansiyele sahip olacak bir Afrika için geç kalamayız ve adım atmalıyız. Biz orada insanları sömürmek için değil tam tersine var olanı paylaşabilmek için onlarla ortak iş yapmak istiyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.